Sözün Tılsımı: Lisan-ı Edebî ve Bendeniz Kelâmı

Sözün Tılsımı: Lisan-ı Edebî ve Bendeniz Kelâmı

İnsanın doğumu ile başlayan, ailesinin ve muhitinin tesiriyle şekillenen bir lisanı vardır. Eski tâbirle lisanı mader zat, yeni tâbirle anadili olan bu lisan, gündelik konuşma anlaşmalar için kullanılmaktadır. Bu lisandan başka insan şahsiyetinin tekâmülüne, ahlâki ve ulvî ufkunun mâhiyetine işaret eden, bir de lisanı edebîsi yani edebiyatı vardır…. Devamını Oku »

Edeb: İrfan Yolunun İlk ve Son Durağı

Edeb: İrfan Yolunun İlk ve Son Durağı

Şeriatça da gerekli ve yaratılışça da güzel olan edeb hâlinin hem sözlükte hem de tasavvuf ıstılahında sayısız tarifleri ve beyanları mevcuttur. Edeb, genel manasıyla söz, fiil ve hareketlerde ölçülü olmak, insana yakışan her güzel huyu edinmektir. Edeb; makamlara göre değişen, derecelenen ve her makamın kendine mahsus bir edebi olan ulvi bir disiplindir. Bir talebenin edebi ile hocanın edebi, bir müridin edebi ile mürşidin edebi aynı olamaz…. Devamını Oku »

Hz. Mevlânâ ve Mevlevîlik: İhya Edilmeyi Bekleyen Manevi Kaynak

İnsanlık ve tarih kavramları yan yana geldiğinde hayallerimizin alamayacağı geniş ve derin mefhumlara çağrı yapar. “İnsanlık tarihi” ise binlerce toplumun ve medeniyetin yaşanmışlıklarını içine alır. Hiç şüphesiz Anadolu toprağı, dünya tarihinin en müstesnâ medeniyetlerine ev sahipliği yapma hüviyetiyle insanların eriştikleri medeniyet çizgisini göstermek bakımından göz kamaştırıcı bir vitrin olmuştur. San’ata, ilme, inanca ve hatta kudrete sahip olduğunu düşünen birçok toplum kendisini bu topraklarda bütün cihâna göstermek arzu ve isteğinde olmuştur…. Devamını Oku »