Giriş: Çölün Ortasında Bir Hakikat Avı
“Dünyadaki ruhlar kadar Allah’a giden yol vardır.”
Çöl, arayış ve toz bulutlarıyla raks… Zahirî olan çöle inmez, batınî olan görünmez. Nacer Khemir’in Tunus-Kurba’dan yükselen sesi, “Çöl Üçlemesi”nin son halkası olan Bab’ Aziz ile bizleri irfanın, hikmetin ve Doğu’nun kalbine davet ediyor.
Yönetmen Khemir, bu filmi Batı tarafından yüzüne çamur çalınan İslam’ın asıl, unutturulan ve es geçilen yüzünü temizlemek için çektiğini söyler. Film, Besmele ve Âli İmrân Suresi’nin muazzam tilavetiyle açılırken zihnimize şu çiviyi çakar: Dünyadaki ruhlar adedince Allah’a giden yol vardır!
Filmin İçindeki Altı Katmanlı Masal
Bab’ Aziz, metaforlarla örülü bir yol filmidir. İç içe geçmiş, zaman algısını yıkan altı farklı hikayeyi barındırır:
1. Prens: Maddeden Manaya
Eğlence ve rehavetin içindeki bir prensin, bir ceylanın peşine düşerek kendi canını seyretme yolculuğudur. Prens aslında Bab’ Aziz’in gençliğidir; İbrahim Ethem gibi dünya saltanatını derviş hırkasıyla takas etmiştir.
2. Osman: Bir Damla Suyun Peşinde
Şehvet ve yasak aşkın pençesinde, hayali bir sarayın kuyusunda kaybolan Osman… Bab’ Aziz onu nehre davet eder ancak o bir damla suda mı kaldı yoksa nehre mi vardı, meçhuldür.
3. Zeyd ve Nur: Aşkın Beşeri Hali
Nur, babasının şiirini okuyan Zeyd’in peşinden giderken aslında kendi kimliğini aramaktadır. Zeyd’in aşkı beşeridir; çünkü herkesin payına düşen aşk ilahi olmak zorunda değildir.
4. Hüseyin ve Hasan: Ruh ve Nefis
Cami ile meyhane arasındaki ikiz kardeşler… Hüseyin ruhu, Hasan ise nefsi temsil eder. Biri ölmeden evvel ölmeyi seçer, diğeri ise onun yasında kendini bulmaya çalışır.
5. Kızıl Saçlı Derviş: Aşkın Cezbe Hali
“Canınla süpür cananın eşiğini” diyerek kainatı süpüren bir pervanedir o. Varlığı bir hikayeye değil, bir “hâle” dayanır.
6. Bab’ Aziz ve Ishtar: Başlangıç ve Son
Tüm yolların kesiştiği noktada, hayatının en büyük düğününe (ölüme) hazırlanan âmâ bir derviş ve onun rehber torunu… Dervişlik bir elden diğerine geçerken, Bab’ Aziz kabrini aramaktadır.
Üç Pervane ve Aşkın Hakikati
Bab’ Aziz, dünyadaki insanları bir mumun alevi önündeki üç pervaneye benzetir:
- Birinci Pervane (Osman): Alevin yanına yaklaştı ve “Ben aşkı biliyorum” dedi.
- İkinci Pervane (Zeyd): Kanatlarıyla aleve dokundu ve “Ateşin nasıl yaktığını biliyorum” dedi.
- Üçüncü Pervane (Bab’ Aziz / Kızıl Saçlı Derviş): Kendini alevin kalbine attı ve tükendi. Hakiki aşkın ne olduğunu sadece o bildi.
Final: Sonsuzlukla Olan Evlilik
Filmin sonunda Bab’ Aziz, ölümden korkan Hasan’a şu sarsıcı benzetmeyi yapar:
“Anne karnındaki bebeğe dışarıdaki dünya anlatılsaydı; dağlar, denizler, güneş ve yıldızlar… Bebek hiçbirine inanmazdı çünkü o sadece karanlığı biliyor. İşte ölüm karşısındaki halimiz budur. Ölüm son değil, sonsuzlukla olan evliliğimin vaktidir.”




