Aşk Kitabı’ndan İşaretler: Manevi Yolculukta Aşkın Gücü Muhammed bin Yahya Ninowy‘nin eseri, Hazret-i Âdem (as)’dan son Peygamber Muhammed (sav)’e kadar tüm bilge kişilerin yolculuklarına açılan bir penceredir. Aşk Kitabı, okuyucuyu derin bir içsel yolculuğa davet eden kişisel düşüncelerden oluşmaktadır.
Kitaptan seçilen hikmetler ve işaretler:
I. İhlas ve Amel: Yolculuğun Şartları
- 20. Eğer kötü amellerde ısrarcı olursan salih ameller işlemenin O’na olan manevi yolculuğunda sana pek yararının dokunacağını sanma çünkü O’nun huzuruna çıkmak için saf olmak gerekir.
- 21. Allah’a olan manevi yolculuğunda sana yardım edecek şey, amellerinin sayısı değil, onları ne kadar ihlasla yaptığındır.
- 14. Gaflet gündüzleri, zikir gecelerini doğurmaz. Ek tohumu gündüz vakti, armağanlarını toplayacaksın geceleri.
- 15. O’nu zikrediyorsan bil ki bu, O’nun sana kapıyı açıp seni huzuruna kabul etmesindendir. Onu zikretmediğin zaman ise bil ki içeri girme salahiyetini kaybettin, kendini sorgula ve eksiklerini fark et.
II. Aşkın Mahiyeti ve Kalbin Önceliği
- 30. Aşk, kâinattaki her şeyin dili olduğu gibi, ruhların da dilidir. Aşk lisana dar gelir.
- 31. Aşk hissedilir lakin görülemez, yaşanır ancak hiçbir zaman alışkanlık hâline gelmez.
- 38. Aşk kuyusunun ne kovası ne de ipi vardır; bu sudan içmek için tek yol, kuyuya atlamaktır.
- 71. Aşk yolculuğu, aklın değil, kalbin işidir. İlim öğrenmek elbette gereklidir ama bu seni O’na âşık biri hâline getirmez. Allah’a giden yol, öncelikle kalbin işidir, bedenin ya da aklın değil. “Allah, dış görünüşünüze değil, kalplerinize bakar.”
- 32. Âlemi ve sırlarını keşfetmek istediğin vakit, aşk boyutuna giriş yapma zamanı gelmiş demektir.
- 83. Hayat iksiri, gençlik çeşmesi, ab-ı hayat, mutluluk ışığı, kalp ile ruhun aydınlanmasını sağlayan şey, senin içinden taşan ve herkese, her şeye doğru coşkuyla akan aşktır. Bu, simyanın en yüce hâlidir.
III. Nefsi Terbiye ve Düşmanlarımız
- 32. Nefsini dizginlemenin ve onu terbiye etmenin tek yolu, kalbinde aşk barındırmandır. Bilgi değil, ancak aşk seni tüm manevi zorlukların üstesinden gelmeye sevk eder.
- 72. Nefret, nefreti söndürmez. Karanlık, karanlığı yok etmez. Ön yargı, ön yargıyı ortadan kaldırmaz. Kötülük, kötülüğü bitirmez. Nefreti söndürebilecek olan ancak aşktır. Karanlığı yok edecek olan ancak ışıktır. Cehaleti ortadan kaldıracak olan ancak ilimdir.
- 8. En büyük düşmanımız cehalet, ardından da kibirdir. Üçüncü sırada ise yine cehalet vardır.
- 35. Kınama. yıkıcı eleştiri, haset, kusur görme ve şikâyet etme… Böyle davranmak, seni aşağı çeken, değerli vaktini zayi eden ve başına musibet getiren nefsinle dost olman demektir.
IV. Ahlak, Bağışlama ve Bencillikten Uzak Durma
- Müslüman, baş başayken diğer insanlara karşı dürüst ve açık olan, ancak toplum içindeyken onların kusurlarını açığa çıkarmayan kimsedir.
- 44. En çirkin dünyevi haslet, kişinin tüm varlığıyla dünyayı arzulamasına rağmen masivadan geçmiş gibi davranmasıdır.
- 7. Çoğu insanın zihni din konusunda karışık. Dinin asıl özü, sevgi vermeyi ve onu kabul etmeyi öğrenmektir.
- 77. Ahireti gerçek manada arayan kimsenin husumet, kin ya da nefrete ayıracak zamanı yoktur; bilakis affeder, yoluna devam eder ve sever.
- 19. Hayatın karşına çıkardığı her kötü şeye kötülükle cevap vermek zorunda değilsin. Sadece aşkı ve aşka çıkan yolları seç ve asla ardına bakma.
- 49. Asıl önemli olan, seninle aynı fikirde olanlara karşı nazik ve cömert olman değil, itaatsizlik ettiğinde bile sana karşı nazik ve cömert olan Rabbi’ne dikkatini yöneltmendir.
- 53. Kusur bulmayı kendine iş edinenler, sevgiden yoksun kimselerdir.
- 72. Diğerlerine, özellikle de fikir ayrılığına düştüklerine, ne kadar sevgi, şefkat ve anlayış gösterirsen “Allah’ın dostu” sıfatına da o kadar yaklaşmış olursun.
- Bu, uyum sağlamak veya kötüye katlanmakla ilgili değildir, aynı olaya iki farklı açıdan bakıp sevgiyi korumaya dairdir.
- “Kendin için istediğini başkaları için de iste…” hadisini hayatına aktarabilmişsen Peygamber’in (s.a.v.) izindesin demektir.
- 73. Düşünce, söz ve davranış ile ne kadar sevgi ve şefkat tohumu ekersen ruhun o kadar beslenir ve kalbin o kadar aydınlanır.
V. Niyet, Söz ve Sükûnetin Gücü
- 8. Hazret-i Peygamber’in (s.a.v.) huzurunda bulunmanın asgari şartı, dilin sükûnetidir.
- “Ey iman edenler! Seslerinizi peygamberin sesinden daha fazla yükseltmeyin, birbirinize bağırdığınız gibi ona bağırmayın; sonra farkında olmadan amelleriniz boşa gider.” (Hucurat 49/2)
- Allah Teala’nın huzurunda bulunmanın asgari şartı ise kalbin sükûnetidir.
- “Allah, O’ndan başka tanrı yoktur; en güzel isimler O’na aittir.” (Taha 20/8)
- 9. Allah’ın huzurunda kişinin kendi cehaletinin farkına varmasına, alçak gönüllü olmasına, utanç ve mahcubiyet duymasına yol açan itaatsizlik, kibre sebep olan itaatten daha hayrlıdır. (ibn Ataullah el-İskenderî Hazretleri)
- 12. Sevdiğin her neyse onun hakkında konuş çokça, sevmediğin şeyler hakkında etme bir kelime. Sevgin hakkında ne kadar konuşursan o derece yükselirsin, sevmediklerin hakkında ne kadar konuşursan o derece alçalırsın. Söylediklerinin ve düşündüklerinin hem yoldaşısın hem de tutsağı.
- 33. Mesele hiçbir zaman senin hakkında ne düşünüldüğü, ne söylendiği veya sana ne yapıldığı değildir. Düşüncelerinin, sözlerinin ve eylemlerinin sonucu, bu hayatta ve ahirette yolunu belirler. Niyetler, koşullardan önemlidir.
- 37. Kur’an-ı Kerim, bize düşüncelerimizin ve sözlerimizin kendimizde ve çevremizde güçlü tesirleri olduğunu bildirir. Eğer etrafındaki şeyleri değiştirmek istiyorsan olumsuz düşünceleri ve kelimeleri zihninden ve dilinden sonsuza dek at. Kendini kötülüklerden arındır.
- 38. Hüsnüzan, sadece Allah Teala’nın emri değildir, Peygamber (sav.) de her şey hakkında hüsnüzan sahibi olmamızı buyurmuştur. Bu, hâlimizi değiştirmek için elzemdir.
VI. Şeyhin Tanımı ve Yüce Yolculuk
- 76. Şeyh, sadece kendisinden bir şeyler öğrendiğin bir mürşid değildir, kendisinden feyz aldığın kimsedir.
- Şeyhin, sözleri kulağında kalan ve dilinde olan değil; hâlinde, düşüncelerinde ve gönlünde yaşayandır.
- Şeyhin, seni kendi yoluna davet eden değil, aranızdaki tüm uzaklıkları yakın eden, perdeleri kaldıran, resmiyeti yok edendir.
- Şeyhin, hitabetiyle seni etkileyen değil, himmetiyle senin makamını yükseltendir.
- Şeyhin, gönül aynanı temizleyip arındırmaya devam eden, böylece senin kalbinde hakikati ayan kılan ve onu ilahi nurlarla doldurandır.
- Sana Allah Teala’yı ve onun dostlarını öğreten, Allah Teala’ya yakın, çok yakın olana kadar seninle yürüyen, sonra seni O’nun nurlarla ve tecellilerle dolu ummanına fırlatıp “işte buradasın, işte Rabbin.” diyendir. (İbn Ataullah el-İskenderî’den esinlenerek kaleme alınmıştır.)
VII. Aşk Yolu ve Hakikat
- 78/141. Yüce Sevgili’ye giden tek yol aşk yoludur. Aşk yolunda ilerlemenin bir ön koşulu var: yüklerden azade olmak. Bencillikten uzak olmak, herkesi sevmek ve hiç kimseye kin beslememek çok önemlidir. Sadece aşk, tüm sınırları aştığında hakikate ulaşır.
- Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) aşkın elçisidir, Kur’an bir aşk kitabıdır, âlem aşkı terennüm etmektedir ve bütün imtihan da aşkın imtihanıdır. Gerçek aşktan yoksun kalp, gerçek yaşamdan da yoksun demektir.
- Aşk, herkesin bilinçli bir şekilde çıkması gereken bir yolculuk. Bu yolculuk, en yüce özlemlerimizden daha büyüleyici, en güzel hayallerimizden daha mucizevi.
- Bu yolun ışığında sevgi, merhamet, barış, bağışlama, umut, mutluluk ve manevi ilerleme hayat bulur; pişmanlığın, yargılamanın, cezalandırmanın, acının, düşmanlığın ve hatta ölümün gölgesi bile yoktur.
VIII. Bakış Açısı ve Teslimiyet
- 78/79. Kaygın, üzüntün ve endişen, büyük ölçüde O’na olan tevekkülünün ve teslimiyetinin azalmasından ve O’nun her şeyi saran sevgisini ve korumasını görememenden kaynaklanır. Kalp gözünü aç ve tüm sıkıntılarının kaybolduğu gör.
- Baş gözünle yaratılışı görürsün, kalp gözünle ise Yaratan’ı görürsün. Her iki bakışı da kullan ama yalnızca hakikati yansıtanı fark et.
- 85. Kötülüğe odaklanmak yerine kalbindeki iyiliklere sarıl, kötülükle mücadele etmek ve onun üstesinden gelmek için büyüt bunu. Allah’ın takdirine karşı gelmeye çalışma, O’nun yolunda kalarak aşkı ara. Aşk her yerde var, yeter ki kalp gözünü aç ve görebil.




